İŞE ALACAĞIM ADAYIN ÜCRETİNİ NASIL BELİRLERİM?

İşe alacağım adayın ücretini belirlerken en önemli an kişinin hangi özellikleri taşıması gerektiğine dair bölüm yöneticisi ile yaptığım toplantıdır.

Tüm istediğim bilgilere ulaştıktan sonra organizasyon içerisinde bu özelliklere sahip bir çalışan var mı diye düşünürüm.

Tabii ki aynı özelliklere sahip ve beş yıldır firmama hizmet veren kişiyle aynı ücreti verecek değilim. Ama en azından bir fikir edinmem için aklımda emsal bir çalışanın olması bana yardımcı olacaktır.

 

Ücret farklılıkları nelerden kaynaklanabilir?

  • Tecrübe
  • Mezuniyet durumu
  • Mezun olunan bölüm
  • Yabancı dil bilgisi
  • Pozisyon
  • Alınan eğitimler
  • İlgi alanları
  • (Birkaç şey daha eklenebilir.)

 

Bu kriterlerin dışında eğer ücret cinsiyet, medeni durum, doğum yeri, fiziksel görünüş vb. etkenler ile belirleniyorsa firmada ücretlerin keyfi belirlendiği söylenebilir.

Ücret adaleti firmanın gelecekteki iş barışının garantisidir.

Tüm çalışanlar para kazanmak için emeğini harcıyorlarsa, ücret konusunda dengenin sağlanamaması firmada huzursuzluğa ve aidiyet duygusunun kaybolmasına sebep olur.

Firmada keyfiyet değil sistem çalışmalıdır!

Uzmanlık gerektirir.

 

Örneğin iş hayatına yeni atılan iki üniversite mezunundan birisiniz.

Bir firma ikinizi de istihdam etti.

Aynı gün işe başladınız.

 

Maaş dönemi geldi.

İlk maaşınızı alacaksınız. Heyecan zirve!

 

Siz asgari ücrete anlaşmıştınız ve iş arkadaşınız net 4000 TL alıyor.

Ne hissedersiniz?

 

Daha ilk ayında adamı kaybettiniz. Helal olsun!

İşçi-çalışan arasındaki bu kırgınlıklar hiçbir zaman unutulmaz.

Şirket içinde benim sistemi tamamen iyileştirmeme rağmen, yirmi sene önce kendisine yapılanı haksızlık olarak gören çalışanlar hala o günleri hatırlatmaktalar.

 

Size ilk ücret serüvenimi anlatmak isterim.

 

Üniversite sonrası profesyonel iş hayatımın ilk başvurusunda iş sahibi oldum.

İkinci görüşmemizin bitmesine yakın hala alacağım ücret ile ilgili konuşulmayınca heyecanlanıp, ne kadar ücret ödemeyi düşündüklerini sorduğumda: “Keremcim sen o kısmını hiç merak etme.” gibi güzel bir cevap geldi.

Teklif yapılmadan işe başladım.

Ücretimi bilmiyorum.

 

Maaşlar ödendi.

 

Bordromu gördüğümde asgari ücretten 200 TL fazla kazandığımı görmem ile istifa etmek için beni işe alan müdürümün yanına gitmem bir dakika sürdü.

Maaşımı %50 arttırdılar.

 

İkinci ay ile dostluklar arttı.

Bir firmada ne kadar ücret gizliliğinden bahsedilse de herkes birbirinin maaşını bilir ve öğrendim ki benzer pozisyonlarla kıyaslandığında düşük ücret alıyorum.

2. ay bordrom geldi.

Kerem yine istifa etmek için yollarda.

Yine bir %50 zam daha aldım.

 

3.ay bordrom geldi.

Ama bu kez istifa etmemi gerektirecek bir durum yok. Tam kıvamımdayım.

 

Bu örneği maaş her ay nasıl  %50 arttırılır metodu gibi birşey öğretmek için sizlerle paylaşmıyorum.  İş buldum diye alacağınız maaşı da öğrenmeden işe başlamayın diye anlatıyorum. Ben benim değerimi bilen bir yönetici ile çalıştığım için şanslıydım. Beni anladı ve isteğimi yerine getirdi.

Tek bir yanlışı vardı oda ücretlendirme konusunda.

Kendisini hala sevgiyle anarım.

 

Bu hikayeyi neden anlattığımı bilmeyerek, yaptığımı kesinlikle önermiyorum. 🙂

Ben hayatı böyle yaşadım.

 

İş görüşmenizde şimdiden başarılar.

 

İşe ihtiyacınız olduğunu ve işin hakkını vereceğinizi karşınızdaki hissettirmeyi unutmayın.

 

Başarılar!

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir