ALAÇATI - ANA RESİM

BOZCAADA – TENEDOS

Bozcaada’ya ilk sefer geçen sene gelmiştim.

 

Bu gelişim ikinci oldu.

 

Geyikli’den Bozcaada’ya arabalı vapurla geçerken yeni bir sisteme geçilmiş.

İlk gelişimde geliş sırasıyla arabalar vapura alınırken şimdi randevu alıyorsunuz ve alınan randevulardan kalan boş yer varsa sıradaki arabalar alınıyor.
Buda randevu almayanların bekleme sürelerini epey uzatıyor.
Online randevunun alınacağı site: https://online.gdu.com.tr/#/app/ferryboat

Arabalı vapurdan Bozcaada’ya bakarken ilk dikkat çeken yer Bozcaada Kalesi.
Hiç içini gezmedim ama dışardan bakıldığında Dubrovnik’teki kaleleri anımsatıyor.
Birçok kez yıkılmış.

Arabalı vapurdan Bozcaada’ya indiğinizde Bozcaada çarşısına girmiş oluyorsunuz.
Bu bölge adadaki insan popülasyonunun en yoğun olduğu yer.

Önceki gelişimde çarşı merkezde kalmış olsam da bu gelişimde bir bağ evinde kalmayı tercih ediyorum. BAĞBAN!

BAĞBAN İstanbul’dan kaçıp Türkiye’yi motoruyla gezmeye başlayan ve Bozcaada’yı sevip yerleşme kararı alan Faruk abimizin bağ oteli.

Sırf yaptığı şarapları tadıp tanışmak için bile uğramanızı öneririm.

Bozcaada merkezinde şuana kadar Asmalı Meyhane ve Cabalı Meyhane’de zaman geçirdim. Tahmin edebileceğiniz gibi mezeleri, müzikleri ve ortam şahane.
Fakat fiyatlar yüksek.
Pahalılık tüm ada genelinde karşılaşılan bir durum. Bütçenizi iyi ayarlamanızı öneririm.

 

Plajlar…

Biz denize girmek için hep Ayazma Plajını tercih ettik ama ada genelinde Akvaryum Koyu gibi birçok güzel plaj var.

Beylik Koyu’nda ise sürpriz başka. Karaya vurmuş kocaman bir gemi!

Bozcaada’nın müdavimi Ata DEMİRER “ Gemiyi yanaştırdım düzayak alın bizi! ” videosunu burada çekmiş.

 

Adada yapılabilecek diğer bir aktivite ise şarap ve peynir tadımı.

Amadeus ve Corvus gibi markalaşmış şarapların yanında Bağban Faruk Abimiz gibi yerel üzüm üreticilerinin şaraplarını da deneyebilirsiniz.

Bozcaada’da çok fazla üretilebilecek bir şey olmadığından yaşayanlar mecburen üzüm bağları kuruyorlarmış.

Gerçekten yer gök bağ.

Seçtiğiniz şarap ve peynir ile Bozcaada’daki rüzgar güllerine gidip gün batımını izlemenizi öneririm.
Esen rüzgarla gelen kekik kokusu eşliğinde güneşi burada batırdık.

 

Bozcaada’da 3 dönemin insanı yaşamaktaymış.

İlki Bozcaada’ya 300-400 yıl önce yerleşen gerçek yerlileri.

İkinci yerleşim Kıbrıs Barış Harekatı zamanında Bayramiç bölgesinde yaşayan kişilere devletin toprak vaadi ile gerçekleşmiş.

Üçüncü göç ise hala yaşanmakta, senin benim gibi adaya her geldiğinde burada yaşamak için iç geçiren ve bunu başarmış büyük şehir insanları.

Bunu başaranların birçoğu da belli bir zaman sonra adadan taşınmayı tercih etmişler.

 

Aslında adada yaz-kış yaşamak biraz hayatta kalma becerisi gerektiriyor.
2004 yılının Aralık ayında 70 kilometreye ulaşan rüzgar sebebiyle 14 gün anakaraya ulaşım olmamış.

Tam 14 gün.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir