ARKEOLOJİ 2

ARKEOLOJİ – ÜNÜ İÇİN TARİHİ YANILTANLAR!

 

Arkeolojiye karşı merakım çok fazladır.

Hatta ilgimi çeken arkeolojik bir keşif yapıldıysa yıllık iznimi o keşfi ziyaret edecek şekilde planlamaya çalışırım.

Daha ileriye gideyim. Türkiye’de tüm iş alanlarının eşit kazanımları olsa arkeolog yada orkestra şefi olmak isterdim.

Konuya geri dönüyorum. 🙂

 

Şimdi bir haber okudum.

Haberde diyor ki;

İsviçreli jeoarkeolog Eberhard Zangger;  2012’de hayatını kaybeden arkeolog James Mellaart’ın Çatalhöyük’te bulduğunu ve “çok önemli keşif” olduklarını  iddia ettiği duvar yazısı ve çizimlerin gerçek olmadığını bunları Melleart’ın kendisinin yaptığını  söyledi.

Zangger, bu çizimlere ait eskizleri Mellart’ın Londra’daki evinde bulduğunu da iddia etti. Zangger, ünlü arkeolog Melleart’ın Afyon Beyköy’deki bazı bulgularıyla ilgili de aynı şüpheyi taşıdığını söyledi.

Zangger’e göre Çatalhöyük duvar resimlerinden kaç tanesinin sahte olduğu belirsiz.

Bu haber bir kenarda dursun.

 

Geçmişte Bursa Yeni Marmara Gazetesi yazarı Mehmet Ali YILMAZ’ın şuanda Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN’in Bursa Kıran Işıklar köyünde bulduğunu iddia ettiği Alp Paleotik Çağ’a ait taş aletlerle ilgili yaptığı basın açıklamasına ilişkin yazı aklıma geldi.

Yazarımız basın açıklamasında Mustafa ŞAHİN Bey’e buluntuların yerini soruyor ve aldığı kaçamak cevaptan duyduğu şüphe ile konuyu araştırmaya başlıyor.

Bahsi geçen köyde yaşayanlar ile görüşüp iddia edilen yeri bulduğunda köylülerin bölgedeki bu taşların yoğunluğundan tarım yapmakta zorlandığını öğreniyor.

Yazarımızın iddiasına göre bunlar Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN’in iddia ettiği gibi 1 milyon yıl önce mağara insanlarınca kullanılan taşlar değil,  toprak yapısının doğal ürünleriymiş.

Mehmet Ali YILMAZ Bey bu durumu köşesinde çok güzel anlatmış yazımın sonunda linkini paylaşacağım.

ARKEOLOJİ – ÜNÜ İÇİN TARİHİ YANILTANLAR!

Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN’i sadece bu yazıdan dolayı zan altında bırakmak istemem çünkü kendisinin geçmiş çalışmalarını da takip etmekteyim.

James Mellaart için aynı şeyi söyleyemeyeceğim çünkü kendisi tarihi eser kaçakçılarına yardım etmekle suçlanmış  ve Türkiye’de kazı yapmaktan men edilmiş biridir.

 

Bu iki hikaye bana bazı arkeologların yıllarca sahadaki çalışmalarından bir bulgu elde edememesi sonucunda acaba kendilerince önemli keşifler yapmış gibi kamuoyunu bilgilendirerek ünü için tarihi mi yanıltıyorlar diye düşünmeme sebep oldu.

Her alanda etik dışı çalışan kişilerin olması beklendik bir durum.

Şimdi Çatalhöyük’te hangi eserin gerçek hangi eserin aldatmaca olduğu sürekli akıllarda soru işareti olarak kalacak.

 

Olur da arkeoloji ile ilgili biri bu yazımı okur ve ilgisini çekerse diye her türlü desteği seve seve vereceğimi yeri gelmişken söylemeden edemedim.

 

Hatay gezimi anlattığım yazımı okumak isterseniz lütfen tıklayınız.

 

Kaynaklar: 1 | 2

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir